Apollon ve Daphne.

Aşkın ve Kaçışın Ölümsüz Hikâyesi

Mitolojinin en dokunaklı hikâyelerinden biri, Apollon ve Daphne’nin kederle örülü öyküsüdür. Güzelliğiyle tanınan su perisi Daphne ile Olympos’un güneş tanrısı Apollon arasındaki bu dramatik kovalamaca, aşkın zorbalığına karşı özgürlüğün efsanevi bir direnişi olarak günümüze ulaşmıştır.

Tanrıların Oyunu ve Apollon’un Laneti

Efsaneye göre her şey Apollon’un okçuluk tanrısı Eros’la alay etmesiyle başlar. Apollon, Eros’un minik oklarının etkisini küçümseyince, aşkın ve tutkunun tanrısı ona bir ders vermek ister. İki farklı ok hazırlar: Biri altın uçlu, aşkı körükleyen, diğeri ise kurşun uçlu, aşkı reddeden… Altın ok Apollon’un kalbine saplanır ve onu Daphne’ye umutsuzca âşık eder. Kurşun ok ise Daphne’yi aşk duygusundan uzaklaştırarak Apollon’dan kaçmaya mahkûm eder.

Hatay Defne’de Bir Aşkın Sonu

Apollon’un aşkı büyüdükçe Daphne ondan o kadar kaçar. Çaresizlik içinde babasına, su tanrısı Peneus’a yalvarır: “Beni kurtar!” Tanrı, kızının sesini duyar ve onu bir ağaca dönüştürür. Daphne’nin ince kolları dallara, ayakları köklere, teni ise pürüzsüz bir kabuğa dönüşür. Gözyaşları yapraklara karışırken Apollon, sonsuza kadar onunla kalması için bu ağacı kutsar ve defne ağacı ölümsüzleşir.

Bu trajik hikâyenin geçtiği rivayet edilen yer Hatay’ın Defne ilçesidir. Rivayete göre Daphne, Apollon’dan kaçarken bugünkü Defne topraklarında duraksamış ve burada defne ağacına dönüşmüştür. İlçe, ismini bu mitolojik olaydan alır ve günümüzde hâlâ mitolojinin izlerini taşır.

Apollon’un Yeminli Bağlılığı

Daphne artık bir ağaç olmuştur ama Apollon’un aşkı dinmemiştir. Onu kucaklayarak, “Her zaman benim olacaksın!” der ve defne ağacını kutsal ilan eder. O günden sonra defne yaprakları Apollon’un zafer çelengi olur ve kahramanlara, bilgelere, sanatçılara bir ödül olarak sunulur.

Hatay Defne ilçesinde defne ağaçlarının gölgesinde otururken, belki de hala Apollon’un yeminini duyabilirsiniz. Kimi aşk hikâyeleri kavuşmayla yazılır, kimileri ise sonsuz bir kaçışla…

“Yardım et, baba” dedi, “eğer nehrin tanrısal güce sahipse,

yok et biçimimi, delice sevdiğim!”

güçlükle sona erdirdiğinde yakarmasını,

ağır bir uyuşukluk ele geçirir uzuvlarını,

yumuşak yüreği, ince bir ağaç kabuğuyla çevrilir,

saçları yaprağa, kolları dallara dönüşür,

o kadar tez olan ayağı, şimdi kalın köklere tutunur,

yüzü ağacın tepesi olur,

o kadar tez olan ayağı, şimdi kalın köklere tutunur,

yüzü ağacın tepesi olur, onda sadece parlayan güzellik kalır.

Apollo bunu da sever ve sağ elini gövdesine koyduğunda,

şimdi bile yeni kabuğu altında titrediğini hisseder

ve sarılıp kollarıyla dallarına insan uzvuymuş gibi,

öpücükler verir ağaca, yine de kaçınır öpücüklerden ağaç.

Tanrı buna “Artık karım olamayacağına göre,

Benim ağacım olacaksın kesinlikle’ dedi, ‘daima çevrelenecek

Saçlarım, citharam*, sadağım, seninle ey Daphne!” (1).

*cithara: telli ve mızrapla çalınan antik bir çalgı.

İlgili Okumalar için

Dış Okumalar

  1. Ovidius, Dönüşümler  (I. Kitap, 557). Çev. Asuman Coşkun Abuagla

 

Alışveriş Sepeti
×
Hoodie Beden Tablosu
×
Tshirt Beden Tablosu
Scroll to Top